özlemi uzaktan sevmişim hep
bahaneler çoktu, kolaydı hatta ama
kokusunu soluyacak,
içime çekecek
özlemiyle kavrulacak kadar
uzaktan sevmişim
....
bahçelerde hep özlemle vakit geçirmedim gözledim
özlemin gözleminden dünyayı gözlemeyi öğrendim
özleme baktıkça meğer dünyaya bakıyormuşum
şimdi dünyaya baktıkça özleme bakıyormuşum
yeni anladım bana öyle gelmiş,yeni anlamışım
gündüz vakti düşler görmüşüm gece uykumda
...
özlem bi taraftan gözlem bi taraftan
gençlik tazelik uçmuş gitmiş yad ellere
açmısın diyen de yok öte taraftan
annemin sıcacık gözlemesi bizim ellere.
21 Ocak 2009 Çarşamba
20 Aralık 2008 Cumartesi
Kor,kör,fakir Hacı
özüm sözüm gözümbirdir demeye çalışmış birisi
lakin bir dem sonra,yolda kalmış gelmemiş gerisi
unutunca özünü dünyada düşmüş onulmaz bir derde
özden başka bir deva da yokmuş bilirmiş kendince
kalpte vardır bir tek göz bir pencere
keman kaşların altındaki göz mislince
oraya yönel,elinden geldiğince binlerce
bakıp görüp duyup coşup durulup HU demek ister
çelikten bağlar ile korunan kafeste bu küçük serçe.
ehlen ve sehlen dedi akil bir zat herkese
zindandaki hücrelerce vardır orada bilmece
daha bir net görülür,şayet gayret kalpten beslendikçe
her bir iyilikte Onun yolu izlendikçe
sayısızdır onun hikmetleri beyindeki hücrelerce
bir de giderse ısrarla oda,
kapana ol kişi secdelere mislince
öyle gözler vardır göremez,nasipsizdirler hak yoldan
tecessüsle hep nası gözler buyurmuş yüce Yaradan
baktımda göremedim,gördümde bakamadım
yüreğime düşen kızıl kordan
Ne etsem yapamadım,göçemedim dünyadan
göçebeydim aslında amma çadırım betondan
acz içinde idim,yine kalakaldım 4 bir tarafatan
iniledim inimden inim inim,mır mır oldu
imledim çalakalem hatayla,im dedim ima oldu
ekser-i cumhur çattı kaşı dedi:imla çok bozuk oldu
İman diyecektimaslında kulluğun ifası nakıs oldu.
kekelemekten titreştim,donuklaştım kara kara
bilemedim ne yapsam edilmezmiş O'nsuz ika
anca diyebildim imam değilim ya!
niyetlenmedimya davete günaha
Rabbi yessir zoorlaştırma
hayr ile tamamla
fakirlik bu her zaman başa bela
kafiye bile fakir oldu son kıtada
en azından ilk harfini yazabildim sonda
uğratmayıver merhametinle inkıtaya.
lakin bir dem sonra,yolda kalmış gelmemiş gerisi
unutunca özünü dünyada düşmüş onulmaz bir derde
özden başka bir deva da yokmuş bilirmiş kendince
kalpte vardır bir tek göz bir pencere
keman kaşların altındaki göz mislince
oraya yönel,elinden geldiğince binlerce
bakıp görüp duyup coşup durulup HU demek ister
çelikten bağlar ile korunan kafeste bu küçük serçe.
ehlen ve sehlen dedi akil bir zat herkese
zindandaki hücrelerce vardır orada bilmece
daha bir net görülür,şayet gayret kalpten beslendikçe
her bir iyilikte Onun yolu izlendikçe
sayısızdır onun hikmetleri beyindeki hücrelerce
bir de giderse ısrarla oda,
kapana ol kişi secdelere mislince
öyle gözler vardır göremez,nasipsizdirler hak yoldan
tecessüsle hep nası gözler buyurmuş yüce Yaradan
baktımda göremedim,gördümde bakamadım
yüreğime düşen kızıl kordan
Ne etsem yapamadım,göçemedim dünyadan
göçebeydim aslında amma çadırım betondan
acz içinde idim,yine kalakaldım 4 bir tarafatan
iniledim inimden inim inim,mır mır oldu
imledim çalakalem hatayla,im dedim ima oldu
ekser-i cumhur çattı kaşı dedi:imla çok bozuk oldu
İman diyecektimaslında kulluğun ifası nakıs oldu.
kekelemekten titreştim,donuklaştım kara kara
bilemedim ne yapsam edilmezmiş O'nsuz ika
anca diyebildim imam değilim ya!
niyetlenmedimya davete günaha
Rabbi yessir zoorlaştırma
hayr ile tamamla
fakirlik bu her zaman başa bela
kafiye bile fakir oldu son kıtada
en azından ilk harfini yazabildim sonda
uğratmayıver merhametinle inkıtaya.
13 Aralık 2008 Cumartesi
İlk "SAV" ım bir tuval
Sana bir şey söyleyecektim unuttum
Sonra unuttuğumu da unuttum.
Üçüncü halin imkansızlığı şemsiyesi altında,
Seni yağmuru sever gibi sevmiyor değilim.
Is it raining cats and dogs?
07 Aralık 2008 Pazar
What is actual is religious,What is religious is actual
Varolan din anlayışı kodları doğru bir şekilde "çözümlenmeden",Türkiye özelinde çoğu müslüman toplumun politik,ekonomik vs. konulara yaklaşımlarını anlamanın güdük kalacağı ve geniş müslüman kesimin var olagelen davranış ve düşünce tarzının "din kaynaklı" değil, zaten var olagelen bir zihniyetin "din tandanslı meşrulaştırma" süreci olduğu inancındayım.
Neden sonra ilk yazım Rumi'den!?
Ah minel aşk-ı ve halatihi
Ahraka qalbi bi-hararatihi
Ma nazara ayni illa gayrikum
Uqsimu billahi ve ayatihi
Ahraka qalbi bi-hararatihi
Ma nazara ayni illa gayrikum
Uqsimu billahi ve ayatihi
22 Kasım 2008 Cumartesi
"Ln cm ylmz"
Promete:hcm thlknn frknd msnz?
Hacı: wt frkndym.m nc bşk br mvzu vr hlltmmz grkn. Bhsttğn thlk dvd klk klr nn ynnd. dm dm nltmy bşlylm sl thlknn n oldğn.
olası gökkubbe altı diyaloglarından bir kaçı:
Camcı ustası:Oğlum elması uzat, hay aksi tam oturmadı cam. Bu eski tip evlerin camını tamir etmek de ne kadar zor oluyor.
Camcı çırağı: buyur usta elması.
C.U: aaa nerden buldun o kucağındaki küçük kediyi. ne kadar da sevimli. Bak küçücük diliyle nasılda yalıyor sütü.
C.Ç: evet usta. sen uğraşırken ben de boş durmayayım dedim, süt alıp geldim, karnını doyuruyorum yavrucağın.
C.U: Aferim, gel şimdi şu camı tut. Aman dikkat et "len, cam yalamaz" kedi gibi, kesiverir elini
C.Ç: tamam usta kızma,dikkat edicem........
----------------------------
Şehir de dolaşan muhtemel iki kişi muhabbeti:
Birisi: Abi napıyoz bu gün, benim canım acayip sıkkın.
Diğeri: şöyle bir güldürü film olsa, bir şey olsa ne bilim sıkıntı giderici. Benimde canım sıkıldı.
Birisi: aaa bak cem yılmazın yeni oyunu gelmiş. Abi bu adam manyak,süüper, gel gidelim. Biraz pahalı ama kesin çok güleriz.
Diğeri: Yok ben hazzetmem ondan. Nedense gülemiyom o adamaBirisi: Len cem yılmaz bu! nasıl gülmezsin. tamam gel ben alıcam biletleri,pinti seni. Hem çıtır çıtır kızlar da geliyor bu oyuna. Gözümüz gönlümüz açılır,ortam yaparız.
Diğeri: oki doki kankaBirisi: hem daha önceki oyunlarda güleceğimizi garanti ediyordu cem yılmaz. Anlasana lan! cem yalamaz tükürdüğünü.
Diğeri: iyi hoş diyosun da, bana lan lı len li konuşma ortahğh, gözünün çapaağını yiyim
--------------------
Hattat:Bu gün hangi harfi nakşedeceğiz evladım
Öğrenci: Hocam elif, be, harfleri tamam inşaalah. Çalıştım onlara, en son siz de "şimdilik yeter" demiştiniz. Bu gün hangi harfi meşk edeceğiz?
H:Bu gün sıra cim harfinde. Ama aklından çıkarma harfler meşk edilmeye doymaz, yılmaz. Sen de yılma sakın yazmaktan. özellikle cim yılmaz hiç. Zordur tam olarak öğrenilmesi.
Ö: bütün olan: cim yılmaz mı demek istiyorsunuz? Böyle özetledim hocam müsadenizle.
H: bütün harfler yılmaz :), sadece cim değil. Bu işe gönül verdiysen eğer, yazmaktan sen de yılma. Yıldır cimi de kafı da kefi de....
------------
Kiralık katil elinde silah, haraç toplarken:
"biz adamın ümüğüne bindik mi kimse kurtaraz elimizden. Destur şudur:Tetiğe basarken titremeyecek elin! acım oyalamaz beni hiç bir zaman. Tak diye indiririz adamı acısız, sessiz, hissiz........."
--------------
Hacı(hacca gitmiş): Mirim bu araplar adam olmaz
Hacı olmayan(hacca gitmemiş): niyeki mübarek. Sen yeni geldin daha oralardan. Ne olduki?
H: mirim, tam yemek yiyeceğiz, müzdelifedeyiz. Biz Türk kafilesindeki arkadaşlarla oturduk sofraya, pilav, kızarmış tavuk falan vardı yemekte söylemesi ayıptır şimdi
H.O: eee sonra
H: Hiç kimseye sui zan etmek olmaz, biliyoruz kutsal topraklardayız ama..... karşımızda bir arap hacı topluluğu var. onlarda başladılar yemeye. Ama nasıl yemek yemek onlarınki. Elleriyle bir daldılar, parmaklarıyla.... ooof anlatamıcam şimdi, parmaklarını bir yalayışları var, benim mide falan kalktı. Bir lokma yiyemedim vallahi.
H.O: "Yemeği olan Arap, yalar parmağı. ama yemeği olan acem yalamaz parmağı, yıkar kaşığını" diyerek bitirelim, kapatalım bu bahsi bence. Daha fazla atıp tutmayalım onlar hakkında. Yoksa benim de iştahım kaçacak. Allah herkese görgü öğrenme fırsatı versin. Sen başka şeyler anlat, nasıldı medine, mekke oralardan bahsetH: doğru söylersin mübarek
----------------------------
Lan cem yılmaz bu ne hal!
-----------------------------
biismihi:
Inna anzalnahu qur-anan Aarabiyyan la Allakum taqiloona
Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik
We have sent it down as an Arabic Quran, in order that ye may learn wisdom
إِنَّا أَنزَلْنَاهُ قُرْآناً عَرَبِيّاً لَّعَلَّكُمْ
تَعْقِلُونَ
Hacı: wt frkndym.m nc bşk br mvzu vr hlltmmz grkn. Bhsttğn thlk dvd klk klr nn ynnd. dm dm nltmy bşlylm sl thlknn n oldğn.
olası gökkubbe altı diyaloglarından bir kaçı:
Camcı ustası:Oğlum elması uzat, hay aksi tam oturmadı cam. Bu eski tip evlerin camını tamir etmek de ne kadar zor oluyor.
Camcı çırağı: buyur usta elması.
C.U: aaa nerden buldun o kucağındaki küçük kediyi. ne kadar da sevimli. Bak küçücük diliyle nasılda yalıyor sütü.
C.Ç: evet usta. sen uğraşırken ben de boş durmayayım dedim, süt alıp geldim, karnını doyuruyorum yavrucağın.
C.U: Aferim, gel şimdi şu camı tut. Aman dikkat et "len, cam yalamaz" kedi gibi, kesiverir elini
C.Ç: tamam usta kızma,dikkat edicem........
----------------------------
Şehir de dolaşan muhtemel iki kişi muhabbeti:
Birisi: Abi napıyoz bu gün, benim canım acayip sıkkın.
Diğeri: şöyle bir güldürü film olsa, bir şey olsa ne bilim sıkıntı giderici. Benimde canım sıkıldı.
Birisi: aaa bak cem yılmazın yeni oyunu gelmiş. Abi bu adam manyak,süüper, gel gidelim. Biraz pahalı ama kesin çok güleriz.
Diğeri: Yok ben hazzetmem ondan. Nedense gülemiyom o adamaBirisi: Len cem yılmaz bu! nasıl gülmezsin. tamam gel ben alıcam biletleri,pinti seni. Hem çıtır çıtır kızlar da geliyor bu oyuna. Gözümüz gönlümüz açılır,ortam yaparız.
Diğeri: oki doki kankaBirisi: hem daha önceki oyunlarda güleceğimizi garanti ediyordu cem yılmaz. Anlasana lan! cem yalamaz tükürdüğünü.
Diğeri: iyi hoş diyosun da, bana lan lı len li konuşma ortahğh, gözünün çapaağını yiyim
--------------------
Hattat:Bu gün hangi harfi nakşedeceğiz evladım
Öğrenci: Hocam elif, be, harfleri tamam inşaalah. Çalıştım onlara, en son siz de "şimdilik yeter" demiştiniz. Bu gün hangi harfi meşk edeceğiz?
H:Bu gün sıra cim harfinde. Ama aklından çıkarma harfler meşk edilmeye doymaz, yılmaz. Sen de yılma sakın yazmaktan. özellikle cim yılmaz hiç. Zordur tam olarak öğrenilmesi.
Ö: bütün olan: cim yılmaz mı demek istiyorsunuz? Böyle özetledim hocam müsadenizle.
H: bütün harfler yılmaz :), sadece cim değil. Bu işe gönül verdiysen eğer, yazmaktan sen de yılma. Yıldır cimi de kafı da kefi de....
------------
Kiralık katil elinde silah, haraç toplarken:
"biz adamın ümüğüne bindik mi kimse kurtaraz elimizden. Destur şudur:Tetiğe basarken titremeyecek elin! acım oyalamaz beni hiç bir zaman. Tak diye indiririz adamı acısız, sessiz, hissiz........."
--------------
Hacı(hacca gitmiş): Mirim bu araplar adam olmaz
Hacı olmayan(hacca gitmemiş): niyeki mübarek. Sen yeni geldin daha oralardan. Ne olduki?
H: mirim, tam yemek yiyeceğiz, müzdelifedeyiz. Biz Türk kafilesindeki arkadaşlarla oturduk sofraya, pilav, kızarmış tavuk falan vardı yemekte söylemesi ayıptır şimdi
H.O: eee sonra
H: Hiç kimseye sui zan etmek olmaz, biliyoruz kutsal topraklardayız ama..... karşımızda bir arap hacı topluluğu var. onlarda başladılar yemeye. Ama nasıl yemek yemek onlarınki. Elleriyle bir daldılar, parmaklarıyla.... ooof anlatamıcam şimdi, parmaklarını bir yalayışları var, benim mide falan kalktı. Bir lokma yiyemedim vallahi.
H.O: "Yemeği olan Arap, yalar parmağı. ama yemeği olan acem yalamaz parmağı, yıkar kaşığını" diyerek bitirelim, kapatalım bu bahsi bence. Daha fazla atıp tutmayalım onlar hakkında. Yoksa benim de iştahım kaçacak. Allah herkese görgü öğrenme fırsatı versin. Sen başka şeyler anlat, nasıldı medine, mekke oralardan bahsetH: doğru söylersin mübarek
----------------------------
Lan cem yılmaz bu ne hal!
-----------------------------
biismihi:
Inna anzalnahu qur-anan Aarabiyyan la Allakum taqiloona
Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik
We have sent it down as an Arabic Quran, in order that ye may learn wisdom
إِنَّا أَنزَلْنَاهُ قُرْآناً عَرَبِيّاً لَّعَلَّكُمْ
تَعْقِلُونَ
28 Ekim 2008 Salı
Kelimeler"im" kavramlarım düşüncelerim 2
A ¹ Æ ve B ¹ Æ olmak üzere, A dan B ye bir b bağıntısı verilmiş olsun.
A nın her elemanı B nin elemanlarıyla en az bir kez ve en çok bir kez eşleniyorsa bu bağıntıya fonksiyon denir.
f : A ® B ya da x ® f(x) = y biçiminde gösterilir. A ya fonksiyonun tanım kümesi, B ye de değer kümesi denir
%3Dy.gif)
Alıntı şu siteden yapılmıştır.
15 Ekim 2008 Çarşamba
"İnne Salati... lillehi Rabb'il Alemin"
İnne Salati lilehi Rabb’il Alemin
It is a fact that I had forgotten you.
Please,for God’s sake God, forgive me
10 Eylül 2008 Çarşamba
kelimelerim kavramlarım düşüncelerim
Kelimeleri çok severim.
Daha önceden dokunulmuş, yaftalanmış olmaları çok ilgilendirmez beni. Bir "kelime"yle ilk göz göze gelmemi,ilk tanışmamı, ilk yemeğimi, ilk dokunuşumu hiç unutamam. "Kelime" bu, benden önce kim bilir kaç defa hiç istemediği hatta istediği şekilde dokunuldu. Duru, dupduru kelimeler yok artık. Önemli değil o kadar, hatta hiç değil, aramak beyhude bir uğraştır.
Eğer siz, "kelime"nin pek güzel elbiselerini itina ile çıkarmış, en masum, en cezp edici, en aklınızı başınızdan alıcı ve bir o kadarda başınıza koyucu ve arazıyelerinden kurtulmuş en gerçek haliyle size kendini sunmasını başarmış biriyseniz, sonra artık o "kelime" kendini eskisi gibi hissetmiyorsa, sorun yok demektir. Sevinebilirsiniz, sığınacak, başınızı yaslayabilecek, gözünün içine baktıkça yeni çağrışımlara olanak sağlayan, yeni kıvılcımlara kanat çırpmanızı sağlayan, dert ortağınız, enisiniz, munisiniz, habibiniz, şehvet dolu kıvrımlarında susuzluğunuzu giderebileceğiniz bir ve biricik kelimeniz olmuş demektir.
Kelimenin doğasıdır bu, öyle ister, çalakalem alışkanlıklarla okunup, yazılıp, kullanılıp atılmayı istemez bir kenara. İtina ile bakmanızı, dokunmanızı, en ince ayrıntısına kadar çözülmeyi, çözümlemenizi, daha önce hiç görmediği yerleri ona titizlikle, elinden tutarak göstermenizi, ona bambaşka anlamlar yüklemenizi ve sonunda en çıplak en gerçek haliyle kullanılmayı bekler.
İş burada kalmaz, bin bir güçlükle elde edilen bu güzel "kelime" her gün sizden yeni "bakış"lar, farklı "ödev"ler bekler.Aman dikkat bu arada, hemen zafer sarhoşluğuna kapılmayın.Dışarıda "kelime"nizin güzelliğine yan gözle bakan başka vandal, arsız yaratıklar olacaktır. Kelimenize saldıracaklardır, hazırlıklı olmalısınız. Eğer bunu da başarırsanız, sevinin artık "kelimeler alemine" ulaşma yolunu keşfetmiş, "kavramlara" sahip olabilirsiniz.
İş burada kalmaz, bin bir güçlükle elde edilen bu güzel "kelime" her gün sizden yeni "bakış"lar, farklı "ödev"ler bekler.Aman dikkat bu arada, hemen zafer sarhoşluğuna kapılmayın.Dışarıda "kelime"nizin güzelliğine yan gözle bakan başka vandal, arsız yaratıklar olacaktır. Kelimenize saldıracaklardır, hazırlıklı olmalısınız. Eğer bunu da başarırsanız, sevinin artık "kelimeler alemine" ulaşma yolunu keşfetmiş, "kavramlara" sahip olabilirsiniz.
Burada alem yapacağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Burada "kavram"ların doğası gereği bir savaş başlayacaktır. Birbirlerini nadiren sever "kavramlar" hatta hiç sevmezler. Yan yana durmak istemezler, "rakamlar" gibi değildirler. Aralarındaki uyumu sağlama zor iştir. Kafa patlatır, kambur çıkartır, saç sakal beyazlatır, veremi hatırlatır, uykusuz bırakır. Zor iştir, çok zor çok.
Ne olur bana şimdi "bir insana derdini anlatması için "bir" hadi bilemedin "en fazla dört" kelime yeter" demeyin. "Birini bile bulmak bu kadar zorken fazlasında gözü olmasın" diye düşünmeyin. Yok eğer önüne engeller koyacaksanız, genç bir ergenin kolaycılıkla hemencecik yaptığı "kendi zihninde kurguladığı düşünceleriyle kendini tatmin etme" yolunu bana göstermeyin. O "düşünceler" çok tehlikeli, ölümcül, marazi. Başka bir yol biliyorsanız esirgemeyin lütfen.
Eğer bir "kelime" diğerleriyle uyumu ciddi anlamda, haksız yere bozuyorsa, o kelimeyle ayrılmak gerekir. Göz yaşları, yakarmalar, tehditler sizi yıldırmamalı bu yolunuzdan. Acılıdır bir "kelime"den ayrılmak, sızlatır yüreği, ama sonrası selamettir.
Bir dostum kelimeleri çok ciddiye aldığımdan dem vurmuştu yıllar yıllar öncesi. Bilmem, belki hiçte romantik olmayan bir "Alman"dan çok etkilenmiştim, sembolik-romantik "Fransız"ın sıklıkla yaptığının tersine. Bana göre değil çalakalem şıp sevmek "kelimeler"i. Edilecek, edilmesi gereken çok kelam var daha kelimeler,kavramlar ve düşünceler üzerine...
Ne olur bana şimdi "bir insana derdini anlatması için "bir" hadi bilemedin "en fazla dört" kelime yeter" demeyin. "Birini bile bulmak bu kadar zorken fazlasında gözü olmasın" diye düşünmeyin. Yok eğer önüne engeller koyacaksanız, genç bir ergenin kolaycılıkla hemencecik yaptığı "kendi zihninde kurguladığı düşünceleriyle kendini tatmin etme" yolunu bana göstermeyin. O "düşünceler" çok tehlikeli, ölümcül, marazi. Başka bir yol biliyorsanız esirgemeyin lütfen.
Eğer bir "kelime" diğerleriyle uyumu ciddi anlamda, haksız yere bozuyorsa, o kelimeyle ayrılmak gerekir. Göz yaşları, yakarmalar, tehditler sizi yıldırmamalı bu yolunuzdan. Acılıdır bir "kelime"den ayrılmak, sızlatır yüreği, ama sonrası selamettir.
Bir dostum kelimeleri çok ciddiye aldığımdan dem vurmuştu yıllar yıllar öncesi. Bilmem, belki hiçte romantik olmayan bir "Alman"dan çok etkilenmiştim, sembolik-romantik "Fransız"ın sıklıkla yaptığının tersine. Bana göre değil çalakalem şıp sevmek "kelimeler"i. Edilecek, edilmesi gereken çok kelam var daha kelimeler,kavramlar ve düşünceler üzerine...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)